Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na yönelik "şaibe" iddiaları üzerine açılan davada mahkemenin "mutlak butlan" kararı vermesi, parti genel merkezinde büyük bir krizin fitilini ateşledi. Yargı kararı doğrultusunda mevcut yönetim tedbiren Özgür Özel ve ekibinden alınarak Kemal Kılıçdaroğlu’na devredildi. Ancak tahliye sürecinde tarafların karşı karşıya gelmesiyle genel merkez binası ve çevresi sert tartışmalara ve fiziksel arbedeye sahne oldu. Özgür Özel’e yakın isimlerin binayı terk etmediği, Kılıçdaroğlu lehine hareket eden grupların ise içeri girmesinin engellendiği süreçte parti içi gerilim en üst seviyeye tırmandı.
Belediye İmkanları Üzerinden "Neden Müdahale Edilmedi" Suçlaması
Parti binasında sözlü ve fiziki çatışmalar devam ederken, gözler Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’a çevrildi. Olaylar sırasında genel merkezde bulunmayan Yavaş, özellikle Ekrem İmamoğlu’na yakınlığıyla bilinen kesimlerin ve sosyal medya hesaplarının hedefi haline geldi.
Eleştirilerin odağında, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin lojistik gücünün kriz anında kullanılmaması yer aldı. Sosyal medyadaki bazı paylaşımlarda, ABB’nin genel merkez çevresinde yol çalışması başlatarak alanın kontrolünü sağlayabileceği ya da itfaiye araçlarını TOMA gibi konumlandırarak olaylara müdahale edebileceği öne sürüldü. Bir kullanıcının "Mansur Yavaş, TOMA amacıyla kullanılmak için itfaiye aracı gönderemez miydi?" sorusu dikkat çekerken; bir diğer paylaşımdaysa hafriyat kamyonları ve iş makineleriyle yolların kapatılmamış olması tepkiyle karşılandı.
"Sen Kimin Belediye Başkanısın?"
Tepkiler yalnızca sosyal medya hesaplarıyla sınırlı kalmadı ve kurumsal düzeyde de ses buldu. CHP İstanbul Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Oktay Güler, doğrudan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı hedef alarak, "Sen nerenin ve kimin belediye başkanısın?" ifadeleriyle Mansur Yavaş’a sert bir çıkışta bulundu.
Tarafsızlık Politikası Yeniden Tartışmada
Mansur Yavaş, göreve geldiği günden bu yana parti içi kliklerin ve siyasi çekişmelerin uzağında kalmayı tercih ederek kendisini "halkın belediye başkanı" olarak konumlandırıyordu. Yaşanan son krizle birlikte Yavaş'ın bu mesafeli tutumu parti içinde yeniden tartışmaya açıldı. Bu yaklaşım bir kesim tarafından sağduyulu ve doğru bulunarak takdir edilirken, muhalif gruplar tarafından ise kritik anlarda sorumluluktan kaçmak ve taraf seçememek olarak yorumlanıyor.
YORUMLAR