İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, devlet televizyonunda yaptığı açıklamalarda, Pakistan'ın ara buluculuğuyla ABD ile yürütülen dolaylı temaslara ilişkin güncel gelişmeleri aktardı. Tahran'ın bu süreçteki temel önceliklerini sıralayan Bekayi; Lübnan başta olmak üzere tüm çatışma bölgelerinde savaşın durdurulması, İran'ın bloke edilen finansal kaynaklarının serbest bırakılması ve uluslararası sularda İran gemilerine yönelik gerçekleştirilen müdahalelerin son bulması hedeflerine odaklandıklarını vurguladı.
Pakistan'ın Ara Buluculuk Rolü ve Mesaj Trafiği
Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’nin halen Tahran’da bulunduğunu belirten Bekayi, bu ziyaretin amacının iki ülke arasında iletilen metinlerin netleştirilmesi ve mesaj alışverişinin daha sağlıklı yürütülmesi adına ek açıklamalar sunmak olduğunu ifade etti. Washington’ın geride kalan bir buçuk yıllık süreçteki olumsuz yaklaşımına ve sergilediği sicile dikkat çeken Sözcü, İran tarafının tüm bunlara rağmen görüşme sürecini ciddiyet ve samimiyetle devam ettirdiğini, fakat ABD’nin samimiyeti konusunda haklı ve derin kuşkular taşıdıklarını dile getirdi.
Korsanlık Suçlaması ve Küresel Enerji Vurgusu
ABD Silahlı Kuvvetleri'nin İran gemilerine yönelik gerçekleştirdiği müdahalelerin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyonu yükselttiğine işaret eden Bekayi, bu durumun küresel ölçekte enerji ve yakıt tedarik zincirini de sekteye uğrattığını savundu. Washington'ın uluslararası hukuku çiğneyen hamlelerine ve "deniz korsanlığı" olarak nitelendirdiği faaliyetlerine son verilmesi için küresel kamuoyunun baskı yapması gerektiğini belirten Sözcü, bu konunun Tahran için müzakerelerin en kritik maddelerinden biri olduğunu sözlerine ekledi.
Trump'ın Tehditlerine Yanıt
ABD Başkanı Donald Trump tarafından yöneltilen askeri saldırı tehditlerine de değinen İsmail Bekayi, Tahran yönetiminin yalnızca kendi ulusal menfaatlerine ve stratejik hedeflerine odaklandığını, bu tür gözdağı vermeyi amaçlayan söylemlerin İran'ın makro düzeydeki siyasi kararları ile genel politikaları üzerinde hiçbir belirleyici etkisinin olmayacağını ifade etti.
YORUMLAR